Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları
Pazı ülkemizde Ege-Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilerek tüketilen bir sebzedir. Şekerpancarı üretilen bölgelerimizde şekerpancarının çapa ve seyreltme dönemindeki genç bitkileri ve daha sonrada genç yaprakları pazının değerlendirildiği gibi kullanıldığından bu bölgelerde pazı üretim alışkanlığı yoktur. Ekonomik bakımdan önemli bir sebze değildir. Toplam üretiminin 8500 ton civarında olduğu belirlenmiştir.

Anavatanı Akdeniz ülkeleri olup dünyaya buradan yayılmıştır. Kırmızı pancara göre soğuklara daha dayanıklı bir bitki olması nedeniyle daha kuzey bölgelerde de yayılmıştır. Kar örtüsü altında kışı geçirebilen bir bitkidir. Romalılar ve Yunanlılar dönemlerinde üretilerek tüketildiği bilinmektedir.

Kök
Pazının kök yapısı pancarınkine çok benzer. Bitki bazen 100-120 cm derine ulaşabilen kazık kök yapar. Kazık kök yaprakların çıkış noktasına yaklaştıkça etli ve kalın bir yapı alır. Pazı da köklerin pancar köklerinden farklı olarak dallandığını görürüz. Pazı bu kök yapısı nedeniyle susuzluğa karşı dayanıklılık gösterir. Pazının kökleri pembe veya beyaz renkli olabilir. Bu bir çeşit özelliğidir.

Gövde
Pazının gövdesi pancarda da olduğu gibi rozet şeklindedir ve 100-120 cm kadar çiçek sürgünü yapar. Sürgün üzerinde aşağıdan yukarı gidildikçe küçülen yapraklar meydana gelir. Sürgün parlak yapıda ve içi soludur. Başlangıçta yumuşak yapıda olan sürgün daha sonra sertleşir ve tohumların olgunlaşma döneminde sertlik iyice artar ve daha sonra, kırılgan hale gelir. Çiçek sürgünü üzerinde kısa saplı ve yumak halinde çiçekler yer alır, üstünde meydana gelen meyveleri taşıyamaz ve zamanla yere yatar.

Yaprak
Pazı hemen toprak yüzeyinde bir rozet oluşturarak yapraklarını buradan meydana getirir. En dıştaki yaprak en yaşlı yapraktır. Bitki birinci yılda sürekli olarak yaprak meydana getirir. Yapraklar uzun kuvvetli bir sapla gövdeye bağlıdır. Yaprak sapı boyuna çizgili ve etli yapıdadır. Yapraklar sapları ve ayaları ile birlikte 40-70 cm kadar boylanır. Yaprak ayaları oldukça geniş ve etlidir. Yaprak ayaları düz olabildiği gibi kabarcıklı yapıda da olabilir. Yaprakların yapısı pancara çok benzer, sadece ölçüler farklıdır. Pazılar yaprak ayaları ıspanak gibi değerlendirilenler bir de yaprak sapları kuşkonmaz gibi değerlendirilenler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Ancak iki şekilde de değerlendirilen çeşitlerde vardır. Yapraklarda damarlar belirgindir. Yaprak ve yaprak sapının rengi çeşitlere göre farklılık gösterir. Yeşil yapraklı çeşitlerde yapraklar saplara göre daha koyu renklidir. Menekşe rengi yaprak meydana getiren çeşitlerde ise yaprak sapları ve damarlar ayaya gör daha koyu renkli olup antosyan birikimi daha fazladır.

Dallanmış çiçek sürgünü üzerinde birkaç tanesi bir araya gelip yumak oluşturan çiçekler pancar çiçeklerine çok benzer. Çiçekleri beşli yapıda olup, beş adet çanak yaprak, beş adet az gelişmiş taç yaprak, beş adet anter taşırlar. Dişi organ ise bir adettir, ender olarak bu dişi organlarda sitil 2-3 parçalı olabilir.

Tohum ve çimlenme özellikleri
Çanak yapraklar döllenmeden sonra gelişerek yalancı meyve oluşturur ve bir yumak görünümü kazanırlar aslında bu yumak içinde birkaç adet tohum bulunur. Bu yumakların pancarda olduğu gibi kırılarak monogerm hale getirilmesi gerekir. Parlak kahverengi renkte olan tohumlar basık böbrek şeklindedir. Yumak halinde iken 100 adedi 1.5-2 gr gelir. Ekimden itibaren 14-16 günde tohumlar çimlenmelerini tamamlarlar ve çimlenmelerini 5-6 yıl muhafaza ederler.

İklim isteği
Pazı iklim istekleri bakımından kırmızı pancarla büyük benzerlik gösterir. Kuvvetli kök sitemi sebebiyle kuraklığa dayanabilir. Ancak bitkinin çimlenmeden itibaren kuraklığa alışması gerekir. Başlangıçta gelişmesi için yeterli su bulan bitki kök sitemini daha az geliştirir. Aniden ortaya çıkacak bir kuraklıkta zarar görür. Sıcaklığa toleransı çok iyidir. Kuzey Afrika'dan Kuzey Avrupa'ya kadar geniş bir kuşakta başarıyla yetiştirilir. Yapraklarından kolayca su alabilir, yağmurlama sulamayı ve gece çiğlerini çok iyi değerlendirir. Nemin yüksek olduğu dönemlerde yaprak gelişmesi daha iyi olur ve verim artar.

Toprak isteği
Pazı toprak istekleri bakımından seçici bir bitki değildir. Her toprakta yetişir. Önemli olan toprakta yeterli besin maddesi ve rutubetin bulunmasıdır. Başarılı bir üretim için derin bünyeli humusça zengin, killi topraklar tercih edilmelidir. İyi bir bitki gelişmesi için gerekli toprak pH'sı 6.5-7 olmalıdır. Kaymak bağlayan yapıdaki topraklarda ekim sonrası meydana gelecek yağış başarıyı engeller. Bitki humuslu toprakları seversede taze çiftlik gübresinden hoşlanmaz. Ön bitki olarak lahana grubu sebzeleri, domates ve tahıl tercih edilmelidir. Pazı için baklagiller, salata ve marul da iyi bir ön bitkidir.

Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
Pazıda toprak hazırlığı pancardaki gibi yapılır. Toprak sonbaharda derin şekilde sürülür, sonbahar ekimi yapılacaksa organik gübreleme uygulanmaz. Ekim ilkbaharda yapılacaksa sonbahardaki sürüm öncesinde toprağa verilecek olan 3-4 ton/dekar organik gübre sürümle toprağa karıştırılır. Ekim Ege bölgesinde olduğu gibi yazın veya yaz sonunda yapılacaksa sürümden öce dekara 12 kg N, 10 kg P2O5 ve 15-20 kg K2O verilerek toprağın 15 cm derinliğe kazayakları ile karıştırılır. Daha sonra tarla ekime hazırlanır. Pazı tohumunun düzenli çimlenmesi ekim öncesinde yapılan toprak hazırlığı ile yakından ilgili olup toprak hazırlığı özen ister.

Pası geniş alanlarda yetiştirilecekse ekim mibzerle, daha küçük alanlarda ve tavalarda yetiştirilecekse serpme olarak yapılır. Her iki yetiştirme şeklinde de toprağın tohumla temasın iyi olabilmesi için iyi işlenmiş ve inceltilmiş olması gerekir. İşleme esnasında toprak tavının muhafaza edilmesi büyük önem taşır. Ekimin yağışlı periyodda yapılması özellikle kaymak bağlayan topraklarda büyük sorun yaratır.

Gübreleme ve toprak işlemesi tamamlandıktan sonra, tavalarda yetiştirme yapılacaksa, 120-130 cm genişliğinde arazi eğitimi dikkate alınarak yeterli boylarda tavalar yapılır. Bu tavalara serpme yöntemi ile tohum ekildikten sonra 1-1.5 cm kalınlığında kapak atılarak baskı tahtaları ile iyice bastırıldıktan sonra sulanır. Burada kullanılan kapak baskı tahtaları ile iyice bastırıldıktan sonra sulanır. Burada kullanılan kapak içindeki organik madde, hem kapağın su tutma kapasitesini arttırır, hemde toprağın kaymak bağlamasını önler ve düzenli bir çimlenme meydana gelmesini sağlar.

Çok sayıda tavada yetiştirme yapılacaksa tavalarda sırtların geleceği yerler ekim yapılmadan boş bırakılır, tarlanın diğer kısımları mibzerle ekilir. Tavaların sırtları daha sonra makine ile oluşturulur. Mibzerle ekim daima serpme ekime göre avantajlıdır. Özellikle ekim yeknesak olur, harç veya kapak ihtiyacı duyulmaz, maliyet de önemli ölçüde azalır. Ancak sıcak bölgelerde ve küçük aile işletmelerinin tamamında ekim el ile serpme olarak tavalara yapılır. Ülkemizde pazının yetiştirilmiş olduğu bölgelerde üretimin hemen tamamı küçük aile işletmelerinde ve tavalarda gerçekleştirilmektedir.

İster tavalara serpme olarak, ister mibzer kullanılarak düz tarlaya ekim yapalım her ikisinde de monogram hale getirilmiş tohum kullanılmalıdır. Toprak tavına dikkat edilerek tohumun toprakla sıkı sıkıya temasını sağlayacak şekilde tohum ekiminden sonra bastırma işlemine özen gösterilir. Bu hususlar kırmızı pancarda olduğu gibi pazı yetiştiriciliğin de de ekonomik ve başarılı üretimi etkileyen en önemli etkenlerdir.

Pazılarda sıra arası mesafesi çeşidin habitusuna bağlı olarak 30-50 cm arasında değişir. Sıra üzeri mesafeleri ise çeşit özelliğine bağlı olarak 20-25 cm arasında seyreltme yapılarak ayarlanmalıdır. Yetiştirme şekline, hasadırn erken veya geç yapılmasına ve çeşit özelliğine bağlı olarak bir dekar alan için kullanılan tohum miktarı (bitki sıklığına bağlı olarak) 1kg ile 2.5 kg arasında değişir.

Pazıda seyretme çok gecikmeden, bitki iki hakiki yaprak çıkardığında yapılmalıdır. Bu seyreltme işlemi 2. Çapalama sırasında yapılır. Bitkiler 10-15 cm yaprak boyu kazandıklarında salma sulama yapılacaksa sulamanın kolayca yapılabilmesi için sıra aralarından küçük domuz burnuu geçirilir. Ancak bitkinin yapraklarının kökleri ile birleştiği rozet kısmına çok fazla toprak yığılmamasına özen gösterilmelidir. Fazla toprak yığılması sulamalardan sonra yaprak saplarına çürümelere yol açar. Pazıda sulamanın yağmurlama sulama şeklinde yapılması yetiştirmenin daha başarılı olmasını, özellikle yaprakların iyi gelişerek gevrek bir yapı kazanmasını saplar ve kaliteyi arttırır.

Tarımsal Savaşım
Pazılarda en büyük zararı bitkilerin çimlenmelerinden hemen sonra görülenkök yanıklığı hastalığı yapar. Etmeni Pythium debaryanum Hesse, olup özellikle çok yağış alan yörelerde atkili olur. K ve P eksikliği durumunda hastalık daha çok yağış alan yörelerde etkili olur. Tohum ilaçlaması, toprağın çapalama suretiyle havalandırılması ve iyi bir münavebe ile önüne geçilir. Ayrıca pazılarda yaprak lekesi hastalığı da zarar yapar Etmeni Cercospora beticola Sacc. Olup mücedelesi yapraklara bakırlı preperatlardan birisini uygulamanması ile olur, ancak uygulamayı hasattan en az bir ay önce yapmalıdır.

Pazarlarda yalancı mildiyö de önemli zarar yapar. Bununla mücadele de bakırlı bir preperatla yapılır. Etmeni Peronospora schachtii Fuckel dir.

Pazıların en büyük zararlıları yaprak pireleri ile yaprak bitleridir. Pireler yaprakları delerek yaprakları delerek yaprakları satılamayacak duruma getirirler. Yaprak bitleri ise yaprakların kıvrılmasına ve gelişmemesine sebep olur. Her iki zararlı ile mücadelenin zamanında yapılması gerekir. Gecikmiş mücadelenin hiçbir değeri yoktur. Bu zararlılara karşı kültürel tedbirlerde önem taşır.

Gerek pancar gerek pazı K eksikliği durumunda iyi gelişemez bu nedenle topraktaki K miktarı yetiştirmeden evvel mutlaka kontrol edilmelidir. K eksikliği olan parsellerde yaprak bitleri daha çabuk yayılır ve önemli zararlara yol açar.

Olgunluk, Hasat ve Depolama
Pazılarda hasat, bitkiler 20 cm boy aldıktan sonra başlayarak (ekim tarihinden 2 ay sonra) bir bazen üç ay devam eder. Yetiştirme şartları uygun olduğu sürece bitki yeni yapraklar meydana getirerek gelişmesine devam eder ve hasat sürdürülür.

Yapraklar sapları ile birlikte toprak üstünden kesilir ve demetler haline getirilerek pazarlanırlar. Demetler 0.5-1 kg olabilir. Hasat edilen pazıların üst üste yığılı kalması kızışmalara neden olur. Bu konuda dikkatli olmak gerekir. Pazı yaprakları kolayca su kaybederek pörsürler, bu nedenle düzenli olarak nemlendirilmesi ve paarlanabilecek kadar hasat yapılması önem taşır. Depolanması ekonomik önem taşımaz.

Verim
Yapraklar küçükken yapılan hasatlar verimi önemli ölçüde düşürür. Bitki sıklığı, çeşit ve hasadın erken veya geç yapılmasına göre dekardan 2-3 ton arasında verim alınır. Düznli bir hasat durumunda bu değer 4-5 tona kadar yükselir.

Tohum Üretimi
Tohum üretimi amacıyla yapılan üretimde pancar da olduğu gibi, meyvelerin gelişme dönemlerinde çiçek sürgününün oluşan yükü taşıyamaması nedeniyle bitkilerin birbirine dayanarak ayakta durmalarını sağlayacak şekilde 40x40 – 40x50 –50x50 cm aralıklarla yetiştirilmesi önem taşır. Tohumlar kuruyunca kolayca döküldükleri için, dökülme başlamadan önce sürgün toprak seviyesinden kesilerek gölge ve havadar bir yerde kurumaya bırakılır. Havalandırmanın iyi olmaması durumunda henüz yaş olan meyveler kolayca fermante olarak kızışır ve tohumlar kullanılamaz hale gelir. Bu nedenle dikkatli olmak gerekir. Kuruyan gövde ve meyveler harmanlanarak tohumları içinde bulundukları yumaklar (yalancı meyveler) elde edilir.

Bu yumakların daha sonra kırılarak monogerm hale getirilmesi, ekim kolaylığı için üzerlerinin kaplanması suretiyle tablet tohum haline getirilmesi gereklidir. Dekardan 300-500 kg kadar tohum yumağı elde edilir.

Kaynak: RİZEDEYİZ EDİTÖRÜ