Bak şimdi…
Rize dediğin şehir sabırlıdır. Yağmura sabırlıdır, heyelana sabırlıdır, yokuşa sabırlıdır.
Ama masa başında yazılan senaryolara sabrı yoktur.

PTT’Yİ AL, TRABZON’A BAĞLA… OH NE ÂLÂ

PTT Genel Müdürlüğü’nün “yeniden yapılanma” adı altında yaptığı planlama, Rize’de bir kaşıntı yaptı. Hani alerji gibi.
81 ildeki başmüdürlükleri kapat, 18 bölge müdürlüğü kur.
Rize’yi de al, Trabzon’a bağla.

Sebep?
Verimlilik.
Tasarruf.
Merkezileşme.

Hele bak sen şu işe.
Yıllardır kurumsal yapısını dişiyle tırnağıyla oluşturan Rize’nin idari gücünü bir kalemde buda.
Üstelik sadece tabela meselesi de değil bu iş.
399 sayılı kanunlu PTT çalışanlarının tedirginliği var.
“Köydeki vatandaş işini nasıl görecek” sorusu var.
Yani bu karar, kâğıt üstünde sade, sahada dertlidir.

Rizeli der ki:
“Tasarruf edecem diye kol kesilmez.”

HAVADA KALAN AÇIKLAMALAR, YERDE KALAN RİZELİ

Gelelim gökyüzüne.
THY ve AJet yetkilileri geldi Rize’ye.
Şikâyetler var, dinlemeye gelmişler.

Dinlediler mi?
Dinlediler.

Peki sonuç?
Eh işte…

Bol istatistik, az çözüm.
İki aydır seferler 9, haftada iki gün 11 derken…
Bir baktık dün 8’e düştü.
İstanbul 6, Ankara 2.

Hani artacaktı?

Rize Artvin Havalimanı ile Trabzon Havalimanı arasında İstanbul uçuşlarında ortalama 650 TL fark var.
Bu laf değil, rakam.

Sefer az, uçak çabuk doluyor, fiyat zıplıyor.
Bedeli kim ödüyor?
Rize’den uçmak isteyen yolcu.

İleri tarihte fiyatlar eşitleniyor diyorlar.
İyi de…
Cenazeye, düğüne, hastaya gidecek adam ileri tarihi mi bekleyecek?

Sonuç ortada:
Rizeli yine arabaya atlıyor, Trabzon’a gidiyor.
Havalimanı var ama avantaj hâlâ kağıt üstünde.

KAR YAĞDI, OKULLAR TATİL… ALLAH’TAN BU NET

Bir de işin beyaz tarafı var.
Kar yağdı.
Hem de öyle süs olsun diye değil.
Köy yolları buz, yamaçlar riskli.

Valilik net konuştu.
Okullar tatil.
Hamile ve engelli personel idari izinli.

İşte bu iş böyle yapılır.
Muğlak yok, vaade gerek yok.
Kar var, risk var, tedbir var.

AYNI HİKÂYE, FARKLI BAŞLIKLAR

PTT meselesi, uçak meselesi, idari kararlar…
Hepsinin ortak noktası şu:
Rize hep sonradan akla geliyor.

Ya bağlanıyor, ya azaltılıyor, ya bekletiliyor.
Ama bilinmesi gereken bir şey var:
Bu şehir sessizdir ama unutmaz.

Bugün konuşulur, yarın sorulur, öbür gün yazılır.

KALENDERCE

Rize’ye dair kararlar alınırken haritaya bakmak yetmez.
Sokağa bakacaksın, insana bakacaksın.
Çünkü bu şehir sabrı bilir ama yok sayılmayı sevmez.
Rize’yi anlamayan planlar, eninde sonunda yağmurda ıslanır.