NATO Zirvesi nedeniyle Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri, uzaktan çalışma uygulamaları zorlukların yanında beklenmedik kısa süreli gezilerin önünü açtı. Başkentte yaşayan çok sayıda kişi kısa süreli tatil için Karadeniz'i, özellikle de Rize ve yaylalarını tercih etti.
İki günlük de olsa da pansuman oldu, restoranlar hareketlendi.


Son aylarda beklediği yoğunluğu bulamayan turizm sektörü için moral oldu. Ancak bu tabloya bakıp "Turizm canlanıyor.” demek büyük bir yanılgı olur. Asıl soru şu: Rize neden sadece tesadüfi gelişmelerle hareketleniyor? Bugün Rize'nin en önemli beklentisi yaz sezonunu dolu geçirmek. Fakat sahadaki tablo, geçmiş yıllara göre turist sayısının istenilen seviyede olmadığını gösteriyor.


Özellikle Körfez ve Orta Doğu ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısında hissedilir bir düşüş yaşanıyor. Bunun birçok nedeni var.
Bölgedeki siyasi gelişmeler ve İran-İsrail hattında yaşanan gerilimler, insanların seyahat planlarını doğrudan etkiliyor. Uçuş planları değişiyor, güvenlik endişeleri oluşuyor ve insanlar farklı destinasyonlara yöneliyor. Bunlar bizim kontrol edebileceğimiz konular değil.
Ancak kontrol edebileceğimiz çok önemli bir alan var: Hizmet kalitesi ve algı yönetimi.


Artık turizmin kaderini sadece doğal güzellikler belirlemiyor. Sosyal medya tek başına milyonlarca insanın kararını değiştirebiliyor. Bir turistin yaşadığı olumsuz bir olay, dakikalar içinde dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişiye ulaşabiliyor. Son yıllarda sosyal medyada turistlere yönelik yüksek fiyat uygulamaları, tartışmalar, kötü hizmet örnekleri ve hoş olmayan görüntüler sıkça paylaşıldı. Bu görüntüler yalnızca paylaşımı yapan kişiyi değil, tüm bölgenin turizm imajını etkiliyor.


Bugün insanlar gitmek istedikleri yeri önce sosyal medyada görüyor. Ardından yorumları okuyor. Sonra rezervasyon yapıyor. Artık sosyal medya, dünyanın en büyük turizm fuarı haline geldi. İşte bu nedenle sadece otel yapmak, yayla yolu açmak ya da tesis sayısını artırmak yeterli değil. Turiste güleryüz göstermek, doğru fiyat politikası uygulamak, kaliteli hizmet sunmak ve memnun ayrılmasını sağlamak en az doğal güzellikler kadar önemli. Rize'nin en büyük avantajı doğası. Ancak artık doğa tek başına turist çekmeye yetmiyor. İnsanlar güzel manzara kadar güzel bir deneyim de satın alıyor.

Önümüzdeki süreçte yeni pazarlara yönelmek de kaçınılmaz görünüyor. Sadece Orta Doğu pazarına bağlı kalmak yerine Avrupa, Uzak Doğu ve iç turizmde daha güçlü tanıtım stratejileri geliştirilmeli.
Dijital pazarlama, uluslararası tanıtım çalışmaları ve profesyonel sosyal medya yönetimi artık turizmin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor.

NATO Zirvesi sayesinde yaşanan iki günlük hareketlilik elbette sevindirici. Ancak Rize turizmi, tesadüflere bağlı bir sektör olmamalı.
Kalıcı başarı; kaliteli hizmet, güçlü tanıtım, memnun turist ve doğru iletişimle mümkündür.
Çünkü turizmde en değerli reklam tabelalar değil, memnun ayrılan bir turistin paylaştığı tek bir fotoğraftır.