Bugün 30 Ağustos…
Dumlupınar’da kazanılan, milletimizin kaderini değiştiren o büyük zaferin 103. yılı. Atatürk ve silah arkadaşlarının kahramanlığıyla, Türk milleti bütün dünyaya bağımsızlık dersi verdi.
Bu zafer yalnız geçmişin değil, bugünün ve yarının da teminatıdır. Çünkü 30 Ağustos, “Bağımsızlık benim karakterimdir” sözünün ete kemiğe bürünmüş hâlidir.

ERDOĞAN RİZE’YE GELİYOR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12-14 Eylül tarihlerinde baba ocağı Rize’ye geleceği duyuruldu.
Ama sorum şu: Biz Rizeliler hazır mıyız?
Cumhurbaşkanına “Hoş geldin” demek kolay da… “Hızlı tren ne oldu, Rize-Erzurum yolu niye bitmiyor, lojistik merkez neden yavaş ilerliyor, havalimanında sefer sayıları, turizmde ki çaydaki sorunlar niye çözülmüyor” diye sorabilecek miyiz?
Yoksa yine günübirlik alkışlarla avunup “Ne yapalım, nasip değilmiş” deyip kenara mı çekileceğiz?

SAMET’E MİLLİ GURUR
Çaykur Rizespor’un savunmadaki çetin ceviz ismi Samet Akaydin, A Milli Takım’ın aday kadrosunda.
4 Eylül’de Gürcistan karşısında sahada olacak. İspanya maçında da formayı kaparsa Rizeli futbolseverler için ayrı bir gurur vesilesi.
Biz gazeteciler de Gürcistan’da ki milli maç için tribünde olacağız. Umudumuz şu: Samet sahada, bizler alkışlarda, Türkiye de galibiyette olsun.

ACI BİR OLAY: TERMEDEN GEÇEN OTOBÜS
Rizeli şoför… Yıllardır kazası yok. Direksiyonun hakkını vermiş. Ama insan işte… Bir anda rahatsızlanınca faciaya yol açtı.
Samsun Terme’deki kazada iki can gitti. Yeni görüntüler ortaya çıktı: Şoför muavinden yardım istiyor, “Çağır kaptanı” diyor… Ama kader birkaç saniyelik. Yetişemiyorlar.
Hayat, işte böyle incecik bir çizgi.

DÜĞÜNDE SİLAH, DAMADA ÖLÜM
Giresun Şebinkarahisar’da damat Ali Karaca, düğün sonrası havaya sıkılan kurşunla can verdi.
Silahı ateşleyen kişi kim? Kendi yengesi!
Fatma Karaca, “Kutlama için ateş ettim, keşke elime almasaydım” diyor.
Kutlama diye ölüm mü olur?
Hep yazıyor, hep haber yapıyoruz: Silah eğlence aracı değildir, cinayet sebebidir.
Ama dinleyen kim?

SONUÇ / ÖZET
103 yıl önce atılan imza hâlâ yolumuzu aydınlatıyor: Bağımsızlık!
Ama bugünün vazifesi de aynı: Hesap sormak, sahip çıkmak, birlikte durmak.
Bir yanda 30 Ağustos’un gururu, bir yanda şehrimizin sorunları, bir yanda düğünlerdeki trajediler…
Hepsi aynı şeyi söylüyor: Uyanık ol, boş hayale kapılma, aklını ve vicdanını diri tut.
Çünkü zafer, sadece meydanda değil, hayatın her alanında kazanılır.