Rize’de 2025 yılına ilişkin kurumlar vergisi sıralaması açıklandı.
Rize’nin kurumsal rekortmenleri değişmedi, değişmiyor…
İlk sırada Çayeli Bakır İşletmeleri, ikinci sırada Turgut İnşaat.
Çayeli Bakır yıllardır Rize’nin bilinen kurumsal rekortmeni, inşaat sektöründe ise Turgut İnşaat yaptıklarının yanında şehre katma değer de katmaya devam ediyor. Türkiye’nin dört bir tarafında iş yapıyor. Vergisini ata toprağı Rize’de ödüyor.
Aldığının hakkını vermiş, hem hizmetini hem yatırımını hem de devlete olan karşılığını ödemiş…
Arkasından listede gelen Yamakoğlu, Şar ve Kuzuoğlu sıralaması da takdire şayan.
Gıda, çay, taşımacılık, enerji, otomotiv, sağlık ve çeşitli sanayi kollarından işletmeler…
Yılların kalburüstü kurumlarını bir türlü listede göremiyoruz.
Neden acaba?
Çünkü vergi çoğu zaman kazancın içinden kopup giden gider olarak görülüyor.
Vergi, bilançonun gider hanesinde hissediliyor; sıcak paradan vazgeçilir mi?
Şehir ve toplum açısından neye dönüştüğü çoğu zaman aynı görünürlükte olmuyor.
Gerçek manada vergi, devletin kasasına giren para değil, şehrin geleceğinin inşa edilmesi değil mi?
Kazancın içindeki pay, şehrin geleceğine dönüşüyor.
Hayır hasenat işleri sadece isim veya tabelalarla olmaz.
Eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, güvenlikten sosyal hizmetlere kadar hayatın neredeyse tamamına dokunuyorsunuz.
Kullanılan bir kamu binasının, yapılan bir yolun, güçlendirilen bir altyapının ya da bir çocuğun aldığı eğitimin arkasında tek tek vatandaşların ve işletmelerin ödediği vergiler var.
Meseleye “Ne kadar vergi verdim?” diye bakmak eksik.
“Ödediğim vergi şehrime ve ülkemin geleceğine ne kattı?” diye sormak gerekiyor.
Vergi listeleri Rize ekonomisinin fotoğrafıdır.
Kim ne kadar üretiyor?
Kim kazancını kayıt altında tutuyor?
Kim şehrine ve ülkesine karşı mali sorumluluğunu yerine getiriyor?
Bunların tamamı bu listenin satır aralarında okunuyor.
Sosyal medya fenomenlerinin vergi sıralamalarında ilk yüzde yer alması, aslında bu işin komedisini gözler önüne seriyor.
Sosyal medyadan gülüp geçtiğimiz insanlar, kazanç dilimleri ile bizleri aslında kara mizaha itiyor.
Mesele vergi listelerinde “kaçıncı sırada?” diye bakmak değil. Vergi ödemek bir başarı belgesi değil; vicdani ve insani görevimiz.
Hukuki ve mali yükümlülük…
Yükümlülüğünü yerine getiren işletmelerin görünür olması, toplum tarafından takdir edilmesi de değerlidir.
Listenin ortaya koyduğu tablo önemli:
Rize’de kazanan herkes, kazandığı şehrin geleceğine ortak olmalı.
Şehrin zenginliği; şehrin çocuklarına bıraktığı okulda, hastanesinde, yolunda, altyapısında ve yaşam kalitesinde ölçülür.
Vergiyi yalnızca cebimizden çıkan para olarak gördüğümüzde hikâyenin sadece bir bölümünü görüyoruz.
Asıl mesele, o paranın topluma geri dönen kısmını görebilmek.
Ve belki de Rize’nin bundan sonra vergi listelerine bakarken sorması gereken en önemli soru şu:
“Bu şehirde ne kadar kazanıyoruz?” değil; “Kazandığımız değerin ne kadarını bu şehrin geleceğiyle paylaşıyoruz?”
Şimdi bu memlekete katma değer üreten Çayeli Bakır’a, Turgut İnşaat’a, isimlerini açıklamayan X firmalara, Yamakoğlu, Kuzuoğlu ve diğerlerine geleceğimiz için teşekkür etmeyelim mi?
Son söz: Günü kurtaranlara…
Maliye sizi görmüyorsa, ye kürküm ye!!!