Çaykur Rizespor’da yaşananlar, sezon başında işaret ettiğimiz “Çaykur Rizespor’u bekleyen tehlike” başlıklı yazının gün yüzüne çıkmasından başka bir şey değil…
Fofana’nın yaşadığı süreç, aslında geliyorum diyen bir gelişmeydi.
Çok değerli bir kaleci. Rizespor’un elindeki önemli oyunculardan biri. Ancak yapılan gereksiz bir sosyal medya paylaşımı, belki de kısa yoldan aşılabilecek bir krizi daha da derinleştirdi.
Benzer gelişmeler sağ bek, sol bek ve kaptanlık meselesinde de sene başı görülmüş ancak rafa kaldırılmıştı…
Sezon başında bazı konulara üstünkörü değinmek zorunda kalmıştık. Çünkü her şeyi açık açık yazamıyorsun.
Bazen gördüğünü, hissettiğini ve olabilecekleri satır aralarında anlatmaya çalışıyorsun.
Oysa bu sorunları çözmek aslında çok da zor değildi.
Slovenya kampında başlayan süreçte doğru adımlar atılabilseydi bugün konuştuğumuz birçok mesele hiç yaşanmayabilirdi. Ancak elini taşın altına koymakta gecikince, sorunlar kendiliğinden ortadan kalkmıyor.
Şimdi biriken artçıların da yeniden tetiklenmesi ihtimali var.

Ozan Uğur Işılak’ın da dediği gibi:
"Bitti sanmayın sakın / Mevzu yeni başlıyor."
"Sabırla her yer yakın / Mevzu yeni başlıyor."
"Yaraya değsin neşter / Cerahat akmak ister / Açıldı eski defter."
Evet, belki de tam olarak bu noktadayız. Yapılması gereken, yeni sorunlar üretmek değil, mevcut sorunlara doğru teşhis koyup çözüm üretmek.

Fofana'ya sahip çıkmak gerekiyor…
Bugün yapılması gereken en önemli şey, sağduyulu davranarak Fofana'ya sahip çıkmak ve yaşanan krizi büyütmeden çözmek.
Bu olayı kendi hesapları açısından fırsata çevirmek isteyenlere de imkân verilmemelidir.
Çünkü bu mesele sadece Fofana meselesi değildir.
Bu mesele Taha'nın, Mithat'ın, Zafer'in, Mihaila'nın, Ahmet Kutucu'nun ve diğer bütün futbolcuların meselesidir.
Takım içerisindeki adalet duygusunu, aidiyeti ve güveni ilgilendiren bir konudur.
Bir futbolcuyla yaşanan sorun, doğru yönetilmediğinde bütün takıma zarar verebilir.
Bugün Fofana üzerinden yaşananlar yarın başka bir futbolcunun gündemine gelebilir.
Dolayısıyla meseleye kişisel tartışmaların ötesinden bakmak gerekiyor.

İlle de birilerinin kellesi gidecekse bu isim Fofana olmamalı. Abdullah Durak'ı stoper olarak transfer edenlerin, bugün gelinen noktada kendi sorumluluklarını da sorgulaması gerekir.
Mesele kişileri hedef göstermek değil, yapılan tercihlerin ve alınan kararların hesabının verilmesidir.

Bugün en değerli yol haritası adalettir.
Futbolcu, teknik heyet ve yönetim ile adil olmak…
Herkesin yaptığı işin, aldığı kararın ve taşıdığı sorumluluğun karşılığını görmesini sağlamak…
Bunun da Çaykur Rizespor yönetiminde mevcut olduğuna inanıyorum. Yönetimin bu süreci sağduyuyla ele alarak adil bir şekilde çözüme kavuşturacağına inanıyoruz.
Bu arma hepimizden büyük.
Bugün yaşananları kişisel hesaplaşmalara dönüştürmek yerine kulübün geleceğini düşünmek zorundayız.
Şimdi yapılması gereken, krizi daha fazla büyütmeden çözmek ve Rizespor'un menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmaktır.
Çünkü gerçekten de...
"Mevzu yeni başlıyor."
Zorlu ve sakatlıklarla beraber kadro derinliğin azalan bir döngüye giriyoruz. Yeni kriz kaldıramayız.
Kalın sağlıcakla.