Bazen geriye dönüp bakıyorum…

Son dokuz yılda neler yaşamadık ki?

15 Temmuz kalkışması…

Ardından pandemi…

Yetmedi, büyük depremler, savaşlar, krizler, ekran başında nefesimizi tutarak izlediğimiz haber bültenleri…

Hepsini yaşadık.

Hepsine şahit olduk.

Ve şimdi… unutuyoruz.

15 Temmuz 2016 gecesi… Saatler ilerlerken ekranda tanklar, uçaklar, çatışmalar…

Sokağa inen bir halk.

Bir millet.

Çok film izledik ama hiçbiri bu kadar gerçek, bu kadar çarpıcı değildi.

Kimileri hâlâ “kurguydu” diyor. Buyurun kurgu diyene Suriye’yi gösterin. Biraz da vicdanını.

O gece millet ayağa kalkmasaydı…

Bugün sokakta yürürken yüzünüzde maskeniz değil, korkunuz olurdu.

Evde sıcak çay değil, patlayan bombaların sesi olurdu.

O gün bu milletin iradesi, bir ülkenin geleceğini kurtardı.

Ama…

Ne çabuk unuttuk değil mi?

FETÖ gitti de unutmakla mı kurtulduk?

Bugün denetim gücü olmasa, o yapı hâlâ bir köşe başında pusuya yatmış bekliyor olabilir. Bekliyor zaten iç ve dış düşmanlar…

Bir ülkenin kaderi, unutkan bir hafızaya emanet edilmez.

Bugün 15 Temmuz’un yıldönümü.

Bugün yalnızca bir “anma” günü değil…

Bir uyanma günü.

Bir hatırlatma günü.

Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz.

Ama aynı zamanda…

Bu ülkenin kıymetini bilmeyenlere karşı bir uyarı veriyoruz.

Bugün Ankara’dayım.

81 ilden davetli gazetecilerle birlikteyiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın 15 Temmuz programına katılıyoruz.

Yurtdışından gelen gazeteciler de oldukça fazla. Onlarda o geceyi anlamaya çalışıyor.

Biz anlamaktan, anlatmaktan kaçıyoruz.

Rize’de bugün çeşitli anma programları yapılacak. Katılın.

Sessiz kalmayın.

Dualarınız eksik olmasın.

Bu arada…

Rize-Artvin Havalimanı nazlı nazlı çalışıyor.

Yaz geldi, yolcu arttı… ama seferler hâlâ yetersiz.

Gece geç uçağı yok. Sabah erken uçağı yok.

Yolcu başka havalimanına, hatta başka şehre kayıyor.

491 bin yolcu taşınmış yılın ilk yarısında.

Geçen yılın altında.

2024 yılında 1 milyon 100 bin yolcu taşıdı ama bu gidişle bu yıl o rakama ulaşması zor.

En azından bir İstanbul uçağı gece gelip sabah Rize’den kalksa…

Hem sağlıkçılar, hem memurlar, hem de turizmciler rahat bir nefes alır.

Not edin bunu bir kenara.

Ben uzakta olsam da, Rize’deki ekip arkadaşlarım tüm haberlere göz kulak oluyor.

Sizden ricam şu:

Gözünüz açık olsun.

Unutmayın.

Unutturmayın.

Ve son olarak…

Allah bir daha bu millete böyle felaketler yaşatmasın.

Birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin.

Bu ülkenin başı dik, alnı açık, yolu aydınlık olsun.

Amin.