Rizeli olmayan okurlarım ya da çok genç Rizeli okurlarım, “Tepes kupas da ne?” diyeceklerdir. Rize’mize özgü bir deyim. Bugün biraz Rize’mizin reklamını yapalım dedim. Peki, anlamı ne? O da yazının içerisinde.

CHP, 9 Eylül 1923’te kuruldu. Geçtiğimiz eylül ayında 103 yaşına girdi. Tekrarlıyorum: Tam 103 yıl.

Yaklaşık altı yıl önce, dönemin genel başkanı olan, bir aradan sonra şimdi yeniden genel başkanlık görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, eleştiriler üzerine “CHP tıkır tıkır” demişti. Ben de aslında eleştirileri eleştiren Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını eleştirerek “CHP Tıkır Tıkır Değil, Langır Lungur” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.

Birkaç gün önce TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, atiklik gösterip çok ilginç bir habere imza attı.

Habere göre, Yeni Parti’nin kurulmasından bir gün önce, CHP grubunun milletvekili aidatlarından oluşan hesabındaki yaklaşık 5 milyon lira, Özgür Özel’in imzasını taşıyan talimatla milletvekillerine gönderilmiş; ardından bu paraların Yeni Parti’ye aktarıldığı iddia edilmişti.

Yeni Parti cephesi ise bunun, CHP’de kalanlar dâhil milletvekillerine yapılan aidat iadesi olduğunu, Yeni Parti’ye geçenlerin de paralarını kendi iradeleriyle yeni grubun hesabına yatırdığını savunuyor.

Bu haber üzerine aklıma yukarıda sözünü ettiğim eski yazım geldi. Bir de o yazımdan sonra yaşanan onca şey…

İyi de neler oldu?

Yüz yılı bir kenara bırakıyorum. Son üç-beş yılda yaşananlar bile belki bir ülkenin siyasi tarihinde onlarca yıla yayılabilecek kadar çok.

Başarısız belediyeler, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere tutuklu belediye başkanları, yolsuzluk iddiasıyla yargılananlar, oteller, peştamallar üzerinden yürüyen tartışmalar, yapılamayan kurultaylar, iptal edilen kurultaylar, para kuleleri, baklava kutuları…

İddiaları, davaları, tartışmaları saysam birkaç yazılık malzeme çıkacak.

Üstelik bu 103 yılın, tek parti dönemi ve koalisyon ortaklıkları dışında, tamamını muhalefette geçirmiş bir partiden söz ediyoruz. AK Parti karşısında ise zaten hep muhalefetteler.

İnsan, iktidarın yıpranmasını bekler. Bunlar muhalefette yıpranıyor!

Yani şunu demek istiyorum: Dünyada muhalefetten gelişmesi beklenir; bizim ülkemizde muhalefet eriyor. Hatta parçalanıyor.

Şimdi de küçük bir ilçede bir daire parası sayılabilecek bir tutar üzerinden, partinin zaten erozyona uğrayan itibarı biraz daha örseleniyor.

103 yıllık parti, 5 milyon liralık tartışma…

İnsanın aklına ister istemez şu geliyor: Memleketin hesabını tutmaya talip olanlar, önce aralarındaki hesabı bir açıklığa kavuştursalar!

Hadi hepsi bir yana… CHP’ye ve Yeni Parti’ye baktığımda umut verici bir durum görüyor muyum?

Ben göremiyorum.

Bu konuyla ilgili yazılarımda hep söylüyorum: Türkiye’de iktidara gelebilecek üç, mümkün değilse en az iki güçlü parti olmalı.

Bu hem iktidar partisi için iyidir hem de memleket için.

Çünkü birbirleriyle yarışırlar, birbirlerinden öğrenirler, birbirlerini güçlendirirler. Muhalefetin güçlü olması, iktidarın kendisini sürekli yenilemesini de sağlar.

Şimdi, “Allah göstermesin” diyerek başlığa dönelim.

Benim hemşehrilerim Rize’de, mesela yolda giden bir otomobil devrilip ters döndüğünde, “Araba tepes kupas oldu” derler.

Yıllar önce “CHP tıkır tıkır değil, langır lungur” demiştim.

O langırtının üzerine bir de bütün bunlar yaşanmışken, şimdi “CHP tepes kupas” demekte haksız mıyım?