“Kral Kim Olacak?” kitabında tartıştığımız büyük yarışta yeni bir perde açıldı: Yapay zekâyı geliştiren Amodei, Altman ve Musk şimdi neden frene basmak istiyor?
Yapay zekâ dünyasının üç etkili ismi, neredeyse aynı anda benzer açıklamalar yaptı. Anthropic CEO’su Dario Amodei, gelişmiş yapay zekâ modellerinin kabiliyetlerini artırma hızının yavaşlatılması gerektiğini söyledi. OpenAI CEO’su Sam Altman, Amodei’ye katıldığını açıkladı. Elon Musk da “Dario haklı.” diyerek bu çağrıya destek verdi.
Kısacası, yapay zekâ yarışında gaza basanlar şimdi freni tartışıyor.
Ancak ABD doğuşlu ve bugün büyük ölçüde Amerikan şirketlerinin öncülüğünde ilerleyen yapay zekâya, Türk doğuşlu bir atasözüyle cevap verelim:
“Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye!”
Çünkü bu noktadan sonra yapay zekânın gelişimini yavaşlatmak, kulağa hoş gelen fakat uygulanması son derece güç bir temenniden başka bir şey değildir.
Siz yavaşlarsanız rakibiniz yavaşlamaz.
OpenAI frene basarsa Anthropic devam eder. Anthropic durursa Google ilerler. Amerikan şirketleri yavaşlarsa Çin hızlanır. Çin beklerse başka bir ülke, başka bir şirket ya da henüz adını bilmediğimiz bir teknoloji girişimi ortaya çıkar.
Şunu asla unutmayalım: Yapay zekâ artık birkaç şirketin laboratuvarlarında sürdürülen bilimsel bir deney olmaktan çıkmıştır. Ekonomik üstünlük, askerî güç, istihbarat kapasitesi, üretim verimliliği ve küresel nüfuz sağlayan stratejik bir yarış alanına dönüşmüştür.
Böyle bir yarışta herkese aynı anda “Biraz yavaşlayalım.” demek şık bir retoriktir. Fakat kimin gerçekten yavaşladığını, kimin aslında numara yaparak kapalı kapılar ardında çalışmaya devam ettiğini nasıl anlayacaksınız?
Üstelik yarış yalnızca şirketler arasında yapılmıyor. Devletler de bu mücadelenin içindedir. Yapay zekâda üstünlük kuran ülke; geleceğin ekonomisinde, savunmasında ve bilgi düzeninde de önemli bir avantaj elde edecektir.
Neredeyse Üçüncü Dünya Savaşı’nın çıkacağı ya da örtülü biçimde çoktan başladığı günümüzde, petrol kokusunun çıldırttığı bu devletleri yapay zekânın getirilerinden nasıl vazgeçireceksiniz?
Bu nedenle asıl soru, “Yapay zekâyı nasıl yavaşlatırız?” olmamalıdır. Asıl soru şudur:
Yapay zekâ gelişirken insanlığı ona, olabildiği ölçüde, nasıl hazırlarız?
Yapay zekâ artık gelecekten gelen bir misafir değildir. Evin salonuna girmiş, koltuğa oturmuş, televizyonun kumandasını eline almıştır. Biz ise hâlâ kapıyı açıp açmamayı konuşuyoruz.
Kocaman bir günaydın!
Amodei, Altman ve Musk’ın uyarıları elbette önemsiz değildir. Tam tersine, teknolojiyi en yakından tanıyan insanların endişelenmesi dikkatle değerlendirilmelidir. Ama yine de yapay zekânın patronlarına şunu söylemek gerekiyor:
Frene basmak gerektiğini söylemeniz güzel; fakat önce aracın frenlerinin gerçekten çalışıp çalışmadığını kontrol etmelisiniz.