Bu ülkede iletişim araçlarını en iyi kullanan, siyasal iletişimi gerektiği gibi ortaya koyan gelmiş geçmiş en başarılı parti AK Parti’dir. Elbette bu konuda tartışmasız en başarılı siyasetçi de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Peki, aynı değerlendirmeyi bugün AK Parti’nin bütünü için yapabilir miyiz?
Sayın Erdoğan’ın iletişim gücü hâlâ yerinde duruyor; fakat aynı şeyi AK Parti’nin önemli bir bölümü için söylemek, bana göre artık çok mümkün değil.
Bu nedenle AK Parti’nin bugünkü probleminin, ekonomik sorunlardan daha çok iletişim eksikliği olduğunu düşünüyorum.
Evet, doğru duydunuz:
Ekonomik problemler değil, iletişim eksikliği…
Çünkü bütün ekonomik sorunlar bir gün çözüm yoluna girer. Bugünkü ekonomik sorunlar da çözülecek, şartlar eskisinden çok daha iyi olacaktır. Fakat doğru iletişim sanatını bir kez unuttunuz mu onu eski hâline getirmek hiç de kolay olmaz.
Hadi, size bir örnek vereyim.
Bundan çok değil, on yıl önce bir milletvekilini cep telefonundan aradığınızda —hemen açıklayayım, yalnız ve yalnız AK Partili milletvekillerini arayabilirdiniz— size şöyle cevap verilirdi:
“Sana nasıl yardımcı olabilirim?”
Ya şimdi?
Eğer bir milletvekilinin cep telefonu numarasını bulmayı başarabildiyseniz ve aradıysanız, karşılaşabileceğiniz ilk soru şu olabiliyor:
“Telefonumu nereden buldun?”
İşte iletişimdeki değişimi anlatan en kısa fakat en çarpıcı örnek budur.
Peki, sorun buysa çözüm ne?
Söyleyeyim:
AK Parti, henüz geç kalmadan, geçmişte oldukça faydasını gördüğü Siyaset Akademisi benzeri bir İletişim Akademisi oluşturmalıdır.
Bu akademiden; teşkilatın en alt kademesinden parti yönetiminin en üst kademesine kadar milletvekilleri, belediye başkanları ve teşkilat yöneticileri dâhil bütün siyasetçiler faydalandırılmalıdır. Üstelik mevcut iletişim yeteneklerinin iyi olup olmadığına bakılmaksızın…
Çünkü iletişim, “Ben bu işi zaten biliyorum.” denilerek geçiştirilebilecek bir alan değildir.
Böyle bir çalışma sayesinde hem parti içindeki hem de partiyle vatandaş arasındaki açıldığı görülen birliktelik makası yeniden kapanabilir.
Evet, aynı nehirde iki kez yıkanılmaz. Fakat benzer nehirlerde iki, üç, hatta çok daha fazla kez yıkanılabilir. AK Parti bunu yaklaşık 25 yıldır defalarca göstermiştir.
Kaldı ki iletişim, günümüz siyasetinde eskiye göre çok daha belirleyici bir unsur hâline gelmiştir.
Bu nedenle AK Parti’nin, ekonomik sorunların çözülmesini beklemeden; üstelik genel seçimlere yaklaşık iki, yerel seçimlere de üç yıl varken iletişim alanında ciddi adımlar atması gerekmektedir.
Bu adımın adı İletişim Akademisi olur ya da başka bir şey…
Adının ne olduğu çok da önemli değil.
Önemli olan, siyasetin yeniden vatandaşa dönmesi; milletvekilinin, belediye başkanının ve teşkilat yöneticisinin kendisine ulaşan vatandaşa “Telefonumu nereden buldun?” diye sormak yerine, eskiden olduğu gibi şu cümleyi kurabilmesidir:
“Sana nasıl yardımcı olabilirim “